Gebelik Hesaplama Programları Ne İşe Yarar?

hamile

Gebelik süreci her anne adayı için özel ve çok değerlidir. Öyle ki 9 aylık süre boyunca, dünyaya gelecek bebek büyük bir sabırsızlık içerisinde beklenir. Dünyaya sağlıklı bir bebek getirmek isteyen anne adaylarının mutlaka gebelik hesaplama yöntemleriyle, hamileliğinin kaçıncı haftasında olduğu belirlemesi gerekmektedir. Bu bilginin elde edilmesiyle, daha sağlıklı beslenme, bebek gelişimini daha yakından takip etme ve bebek sağlığını koruma gibi çeşitli durumlarda yararlı uygulamalarda bulunmak da kaçınılmaz olacaktır. Her anne adayı dünyaya sağlıklı bir bebek getirmek ister. Bu nedenle hamile kalınan süre boyunca hem kendisine hem de bebeğine çok dikkat etmeli, gereken önemi göstermelidir. Aynı zamanda kadın doğum uzmanları tarafından sürekli muayenelerin gerçekleştirilmesi da şarttır.

Anne ve babalar çocuklarının bir an önce dünyaya gelmesini ve bir an önce onunla tanışmayı isterler. Bu nedenle de sık sık “Bebeğim dünyaya ne zaman gelecek sorusunu yöneltirler. Bebeğin dünyaya geleceği tarihi tam olarak hesaplamak için öncelikle gebeliğin kaçıncı haftasında olunduğu bilinmelidir. Gebelik haftası öğrenildikten sonra ise daha sıkı bir takip süreci başlayacaktır. Mesela bir gebelik takvimi oluşturarak, bu süreci çok daha kolay ve pratik yöntemlerle takip edebilirsiniz. Peki hamilelik haftası nasıl hesaplanır? Hamilelik haftası hesaplamak için en çok kullanılan yöntem şüphesiz ki uzman bir hekimden yardım almaktır. Fakat çeşitli uygulamalarla  da gebelik haftası konusunda bilgi edinmek mümkündür.

Hamilelik Belirtilerinde Hangi Şikayetler Vardır?

Hamilelik durumunun şüphesiz ki en önemli habercisi adet gecikmesi durumdur.  Adet gecikmesi durumu her hamile kadında mutlaka görülür. Ancak diğer belirtiler kişiden kişiye göre farklılık gösterecektir. Hamilelik belirtileri, genel olarak göğüslerde hassasiyet oluşması şeklinde başlar. Bu hassasiyet zamanla göğüslerin büyümesine ve göğüs ucunun renk değiştirmesine sebebiyet verecektir. Öyle ki bir çok anne adayı hamile olduğundan habersiz kalır. Fakat belirtiler konusunda bilgi sahibi olunduğunda, bebeklerin sağlık konusunda çok daha titiz davranma imkanı da elde edilecektir. Hamile olup olmadığınızı anlamanın en kesin yolu bir kadın doğum uzmanına başvurmaktır. Hamilelik belirtilerinin kendisini göstermesiyle birlikte, eczaneden test alarak da süreci hızlandırmak mümkündür.

Her hamile kadının mide bulantısı çektiği bilinmektedir. Mide bulantısı ve kusma gebeliğin habercisi niteliğindedir. Tabi ki beklenmedik durumlarda gerçekleşiyorsa! Eğer daha önce bayılma sorunu yaşanmamışsa ve son zamanlarda bu sorunu sık sık yaşanmaya başlanmışsa, bu da hamileliğin önemi belirtilerinden biri olarak bilinecektir. Bayılma durumunun temel neden, anne adayının vücudunda meydana gelen hormonsal değişikliklerdir. Hormonlarda değişiklik meydana gelmesiyle birlikte ani bayılmaların yaşanması da muhtemel olacaktır. Böyle durumlarda panik yapılmaması gerekir. Çünkü tam da bu noktadan sonra dünyanız değişecek, yaşamınıza yeni bir güzellik gelecektir. Öyle ki ani bayılmalar sizler de bir anne adayı konumunda yer alacaksınız demektir.

Ms Hastalığında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Ms rahatsızlığı nörolojik kökenli bir hastalık olarak tanımlanmaktadır. Aniden ortaya çıkmış olan ve düzenli olarak bir kaç gün süren görme ve konuşma sorunları, el yazısının normalde olduğundan daha farklı bir şekilde alması gibi şikayetler genel olarak Ms hastalığına işaret eder. Halk arasında Ms hastalığı olarak tanımlanan bu rahatsızlığın tıp dilindeki anlamı Multiple Skleroz olarak bilinir. Hastaların mutlaka sakin bir yaşama sahip olması şarttır. Ancak bu durum sosyal yaşamdan uzaklaşmaları gerektiği anlamına gelmez. Aksine sosyal yaşam içine karışmak, Ms hastalığının seyrini değiştirir ve  şikayetlerin hafife indirgenmesini sağlar. Multiple Skleroz, beyin ve omurilikten gelen merkezi sinir sistemini etkiler. Bağışıklık sistemi bilinmeyen bir nedenden ötürü sinir sistemini sanki bir düşmanmış gibi algılar.

Bu nedenle bağışıklık sistemi, sinir sistemine saldırarak, beynin farklı bölgelerinde hasarlar oluşmasına sebebiyet verir. Bu hasarlar nedeniyle hastalık ataklar halinde kendisini göstermeye başlar. Sinir sisteminde oluşan hasarlar kişiden kişiye göre farklılık göstereceğinden, hastalığın şiddeti, sıklığı ve bulguları da insandan insana ciddi farklılıklar ortaya çıkarır. Ms teşhisi koymak için bir çok radyolojik görüntüleme yapılır. Fakat bazı durumlarda bu yeterli olmayacaktır. Bu nedenle nöroloji doktorları tarafından hastanın ayrıntılı öyküsü alınması gerekmektedir. Mesela daha önce kişinin hayatında olmayan, bir anda ortaya çıkan ve kısa sürede düzelen konuşma ve görme bozukluklarının olması ms hastalığına işaret etmektedir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*